Genel klinik tıp ve çeşitli uzmanlık alanları ile işbirliğine dayanan , fiziksel hastalıklar ile psişik ve psikososyal durumlar arasındaki bağlantı ve etkileşimi araştıran , fiziksel hastalıklara eşlik eden psikiyatrik hastalık ve psikososyal sorunların tanısı, tedavisi ve izlenmesi ile ilgilenen ve bu konularda araştırma ve eğitim çalışmaları yapan psikiyatri disiplinidir. Hastalara psikiyatrik tıp hizmeti verir, genel tıp ile psikiyatri arasındaki bağlantı ve işbirliğini yürütür, biyopsikososyal tıp anlayışını hayata geçirmeye çalışır. Bu alanın işlevleri ;
• Fiziksel hastalığı olanlarda ruhsal sorunların ortaya çıkmasını önlemeye yönelik girişimlerde bulunmak,
• Fiziksel hastalığa eşlik eden psikiyatrik hastalıklarda tanı ve tedaviye yönelik katkıda bulunmak.
• Fiziksel hastalığa karşı geliştirilen ve tanı ve tedavide sorun yaratan patolojik savunma mekanizmalarının olumlu hale getirilmesi. (Bağımlılık, inkar)
• Hasta bakım ve tedavisinde hasta-aile-tedavi ekibi üçgeninde ortaya çıkan ilişki ve iletişim sorunlarının çözülmesi.
• Tedavi ekibinin hasta ve hastalığın psişik boyutunu anlamasına yardımcı olmaktır.
Fiziksel hastalığa eşlik eden psikiyatrik hastalıklar, hastanın uyumunu,yaşam kalitesini,tedaviye yanıtı, hastalığın seyrini, iyilik halini ,bakım sürecini, iş yükünü ve maliyeti etkiler.
Yatarak ya da ayaktan tedavi gören hastalarda %20-70 oranında tedavi gerektirecek düzeyde psikiyatrik sendrom vardır.
Genel dahiliye polikliniğine başvuran hastalarda psikiyatrik tedavi gerektirenlerin oranı %35-40’dır. Yatan hastalarda psikiyatrik tedavi gerektirenlerin oranı %25-60 arasında bildirilmektedir.
Kardiyoloji polikliniğine başvuran hastaların %17’sine anksiyete bozukluğu
tanısı konulmaktadır.Yatan hastalarda deliryum sıklığı %12-27 arasında bildirilmektedir. 60 yaş üstü bu oran daha da fazladır.
Bütün bunların sonucunda fiziksel hastalardaki psikiyatrik morbidite , hasta bakım kalitesini düşürmekte , mortaliteyi arttırmakta, yatış süresini uzatmakta, masrafları arttırmakta ve iyilik halini geciktirmektedir.
Fiziksel hastalıkta gelişen psikolojik tepkiler,fiziksel hastalığın özelliklerine, hastanın bir birey olarak özelliklerine, psikososyal çevreye göre değişir.
Fiziksel hastalıklarda yaşanan duygular;
• Bedenin , sağlığın tehdit altında hissedilmesi,
• Yabancı ortam ve kişiler korkusu,
• Ayrılık kaygısı aileden uzak olma,
• Sevgi ,ilgi, destek kaybetme korkusu,
• Temel işlevlerini otonomisini, yeterliliğini vücut üzerindeki denetimini, bağımsızlığını kaybedeceği korkusu,
• Geleceğin, amaçların tehlikeye düşmesi,
• Özgürlüğün sona erebileceği korkusu,
• Kayıp ya da kayıp tehdidi sonucu ortaya çıkan bilinç dışı çatışmalar,
• Kontrolünü kaybetme korkusu,
• Başkalarına bağımlı olma korkusu,
• Cinsel işlevlerin kaybedilebileceği tehdidi,
• İş ve sosyal yaşamdaki konum kaybı endişesi,eşiyle çocuklarıyla ilgili kaygılar, olası ya da gerçek ekonomik kayıplar
• Hastalık ve tedavi hakkında belirsizlik
• Kendine güvenin kaybı ile bağlantılıdır
Hastalığa verilen tepkiler:
• İnkar
• Savaşma arzusu-isyan
• Kaderci kabulleniş
• Anksiyete - depresif kabulleniş
• Ümitsizliktir
Bu kadar yoğun yaşanan tepki ve duyguların sonucunda fizik hastalığı olanda depresyon gibi psikiyatrik hastalık tanısını koymak zordur. Fiziksel hastalığa bağlı doğal, beklenen durum ile aşırı, uygunsuz, patolojik durumun ayırt edilmesi.Belirti ve bulguların depresyondan mı yoksa hastalığın somatik bulguları mı olduğunun ayırt edilmesinde zorluk vardır.Bu nedenle depresyonun uyku değişikliği , iştah değişikliği gibi bulgularından çok, duygusal ve düşünsel belirtileri üzerinde durulmalıdır.Bu zorluğu aşmak için dikkatli bir psikiyatrik muayene ve gözlem çok önemlidir.
Sonuç olarak bu hastalara yaklaşım ve tedavide ;
• Empatik tutum,
• Kavrayıcı, destekleyici, insan insana iletişim kurulması
• Aşırı koruyucu ya da sakınma davranışından kaçınılması
• Temel güven duygusu verilmesi, esnek olunması
• Hastanın kişisel tasarruf ve gizliliğine saygı gösterilmesi,
• Öfke ,kızgınlık ,suçluluk gibi duygu ve tepkilerin serbestçe ifade edilmesi ve hastalıkla ilgili düşüncelerin anlatılması için cesaretlendirilmesi önem kazanmaktadır
Gelecek ile ilgili kaygıları konuşulmalı, baş etme yolları incelenmeli, hasta bilgilendirilmeli ,
hastalıkla ilgili yanlış bilgi ve tutumları düzeltilmeli , fiziksel hastalığının özellikleri göz önünde tutularak uygun ilaç tedavisi ve psikoteropatik girişimler yapılmalıdır.

