Ülkemizde yaşanan deprem felaketiyle birlikte yaşamına veda edenlere, enkaz altından çıkarılanlara , yakınlarını kaybedenlere , hayatta kalıp da evlerini kaybetmişlerin kış koşullarında çadır kentlerde mağdur olmalarına hep birlikte üzüldük ,ağladık, etkilendik. Ne yazık ki geçmiş senelerde de benzer duygular yaşadığımız depremler oldu ülkemizde.
Travmaların bol olduğu bir yer bizim ülkemiz. Deprem olmazsa sel , sel olmazsa terör, terör olmazsa trafik kazası ya da aile içi şiddet , spor sahalarında dahi şiddet yaşanıp durmakta.
Nedeni ne olursa olsun insan psikolojisini derinden etkiler travmatik yaşantılar . Çünkü kişi güçsüzlüğü ile yüz yüze gelir,üstesinden gelinemeyecek bir güç tarafından çaresiz bırakılır, baş etme mekanizmaları felç olur .Yaşanan durumun günlük olağan olaylardan farkı da budur . Kısacası travmatik olaylar kişinin yaşamını ve beden bütünlüğünü tehdit eder ,ölümle karşı karşıya bırakır ,baş etme becererilerini yok eder.
Yaşanan travmatik olayın ardından bazı mağdurlarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu adını verdiğimiz psikiyatrik bir sorun ortaya çıkabilir. Kişi başına gelen olayı ilk başlarda tam olarak hatırlamayabilir ,geçici unutkanlıklar yaşayabilir. Ya da tam zıt bir tablo; sık ve ani olarak olayı yeniden yaşama ,gece rüyada benzer kabuslar görme, küçük bir uyaranla olayı yeniden yaşama eğilimi ortaya çıkar. Sürekli gergin bir ruh hali, ani öfkelenmeler ,içine kapanma, utanma, ölüm- kirlilik-suçluluk düşünceleri var olabilir .
Yakın ilişkilerde sorun yaşama,iş hayatında uyumsuzluklar kişinin hayatını yaşanmaz kılar. Ortaya çıkan sorun mutlaka psikiyatrik yardım gerektirir. Ayrıca kendisine yabancılaşan birey sosyal çevresi tarafından da desteklenmelidir. Travmatik yaşantıyı etrafı ile paylaşabilmesi , kendine olan güveni kazanmasında ve hayatı anlamlı hissetmesinde önem kazanır. Bu süreçte sadece kişi yakınlarından değil içinde yaşadığı toplumdan da destek beklemektedir.
Yaşanan felaketlerden sonra toplum içindeki yardımlaşma hareketinin, birlikte hareket etmenin, duyarlılığın sadece maddi değil ruhsal yaralanmaların iyileştirilmesine de katkısı olacağı unutulmamalıdır. Bu vesileyle onümüzde yasanacak olan Kurban Bayramı da insanlarımız için çok daha anlamlı ve önemli hale gelmektedir.
Herkese iyi bayramlar, felaketlerden uzak günler temennisiyle...

